CNBC-e Tv’de Ali Çağatay’ın sunduğu “Üretimin Gücü” Programının 17 Şubat 2026 Salı günü saat 13.30’daki Canlı Yayınına katılan Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (Kırklareli TSO) Meclis Başkanı İsmail Hakkı Özsan, Kırklareli’nin; Sanayi’den Tarım’a, Hayvancılık’tan Turizm’e kadar uzanan geniş üretim kapasitesiyle Trakya’nın yükselen Ekonomi Merkezi haline geldiğini ifade etti.
Kırklareli’de organize sanayi yatırımları hızla büyürken, tarımsal üretim ve coğrafi işaretli ürünlerin de markalaşma sürecine güç kattığına vurgu yapan Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İsmail Hakkı Özsan Kırklareli’nin güçlü yönleri, potansiyeli ve geliştirilmesi gereken alanlarını değerlendirerek; Üretim, Sanayi ve Bölgesel kalkınma konularında bilgilendirmelerde bulundu.

* “15 bin kişilik istihdam hedefine yürüyoruz”
Kırklareli’nin artık yalnızca Trakya’nın değil, Türkiye’nin de üretim üslerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğine vurgu yapan Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı İsmail Hakkı Özsan şunları kaydetti:
“Kırklareli Organize Sanayi Bölgemiz 5 bin dönüm alan üzerine kurulu. 120 firmaya tahsis gerçekleştirdik. Bunların 82’si aktif üretim yapıyor ve bugün itibarıyla 6 bin 500 vatandaşımıza istihdam sağlıyoruz. Tam kapasiteye ulaştığımızda bu rakamın 15 bine çıkmasını öngörüyoruz. Bu, ilimiz için çok ciddi bir ekonomik sıçrama anlamına geliyor. Ayrıca Büyükkarıştıran Organize Sanayi Bölgesi, Lüleburgaz Organize Sanayi Bölgesi ve plastik sektörüne özel olarak kurulan PAGDER&ASLAN Plastik İhtisas Özel OSB (PAOSB) ile üretim çeşitliliğimiz artarak, sanayideki büyümemiz ihracatımıza da olumlu yansımaktadır.
* “Hayvancılık’ta organize dönem başlıyor”
Kurulma aşamasında olan Kavaklı Hayvancılık OSB bölgemiz için stratejik bir yatırım. Yaklaşık iki ay içerisinde ihale sürecimizi gerçekleştireceğiz. 60, 120 ve 250 başlık işletme bölümleri olacak. Ayrıca ticari alanlarımız ve biyogaz tesisimizle sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturacağız. Bu proje yalnızca hayvancılığı değil, enerji verimliliğini ve çevreci üretimi de kapsıyor.

* “Türkiye’nin Ayçiçek İhtiyacı’nın yüzde 10’unu karşılıyoruz”
Yıllık 500 bin ton buğday üretimiyle Türkiye ihtiyacının yüzde 4’ünü karşılıyoruz. Ayçiçeğinde ise 200 bin tonluk üretimle ülke ihtiyacının yüzde 10’unu tek başımıza sağlıyoruz. 240 bin dönüm sulama arazimiz bulunuyor. Bu rakamlar Kırklareli’nin tarımsal stratejik önemini net biçimde ortaya koyuyor.
* “Süt Üretimi’nde Avrupa standartlarındayız”
İlimizde 160 bin büyükbaş, 360 bin küçükbaş hayvan bulunuyor. Günlük 1.000 ton süt üretimi gerçekleştiriyoruz. Süt fazlamızı süt tozu olarak ihraç ediyoruz. Bunun yarısı Avrupa Birliği onaylı olarak satın alınabilir nitelikte. Bu kalite standardı bizim için gurur kaynağıdır.
* “Coğrafi İşaretli Ürünlerimizle markalaşma hamlemizi gerçekleştiriyoruz”
İlimiz gastronomik değerleri ön plana çıkmakta olup, 8 Coğrafi İşaretli Ürünümüz bulunmaktadır. Odamız tarafından tescillenen Coğrafi İşaretli Ürünler; Kırklareli Hardaliyesi, Kırklareli Eski Kaşar Peyniri ve Kırklareli Beyaz Peyniri’dir. Bunun yanında; Kırklareli Kıvırcık Kuzu Eti, Kırklareli Meşe Balı, Poyralı Dokuma, Brakana Tatlısı ve Babaeski Sarımsağı da ilimizin Coğrafi İşaretli Ürünleridir. Bu ürünler hem üreticimizin katma değerini artırıyor hem de turizmimize katkı sağlıyor.

* “Turizm’de yükselen bir grafik çiziyoruz”
İlimizde 103 belgeli konaklama tesisi bulunuyor. 2025 yılında 300 bin yerli, 20 bin yabancı turist ağırladık. Doğamız, gastronomimiz ve kültürel zenginliğimizle Trakya’nın yükselen destinasyonlarından biriyiz.
* “Üniversite-Sanayi İş Birliği ile geleceğimizi inşa ediyoruz”
Kırklareli Üniversitemiz ile TEKNOKENT ve TEKMER aracılığıyla girişimcilik, Ar-Ge ve inovasyon alanlarında çalışmaları yürütüyoruz. Kırklareli’nin kalkınma modeli çok yönlüdür. Sanayimiz büyürken tarımımız güçlü, hayvancılığımız gelişmiş, turizmimiz yükselişte. Üniversite-sanayi iş birliğiyle teknolojik dönüşümü de sağlıyoruz. Biz üretmeye, istihdam oluşturmaya ve ülkemize katma değer kazandırmaya devam edeceğiz. Kırklareli, ortaya koyduğu bu bütüncül kalkınma modeliyle Türkiye ekonomisinde daha güçlü bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.”



